21 Temmuz 2009 Salı

selin²+sarac²=samos²

Teşekkürler Selincim mavi beyaz samostan bize estirdiğin rüzgarlar için...




Bu sefer ben çekmedim bu fotoğrafları
Samosa giden Selin ilk defa bloguma konuk olarak katılan insan oluyor:)
Gezdiğini, gördüğünü, yaşadığını bizimle paylaşacak herkese kapı açık.
Şimdi Selinin yaz tembelliğinden, citta slow ortamından kurtulup samosu bize anlatmasını bekleme zamanı...

Gezmek olunca bir dakika durmam ama sıra yazmaya gelince evet cok bahaneler sıraladım, cok erteledim, ama Mehlika fotoğrafları koyunca yazmam gerek artık dedim..

Bundan bir kaç ay önce İzmir' e yerleşmeye karar veren ve denizin, şehirdeki suyun anlamını çok iyi bilen bir Ankaralı olarak, İzmirlilerin aksine her fırsatta küçük geziler ayarlayıp kaçıyorum bi yerlere..Samos da bu gezilerden biri, gitmek isteyenler için yararlı bir kaç bilgiden sonra, Samosun büyüleyici sokaklarını, turkuaz rengi denizini uzun uzun anlatacağım,
Kuşadası limanında yer alan Reina turdan 35 euro gidiş dönüş bileti alarak Samos'a ulaşabilirsiniz, yeşil pasaporta da vize isteniyor!!!

Kuşadası Limanı hareket : 08:30 - Samos varış : 10:00
Samos Limanı hareket : 17:00 - Kuşadası varış : 18:30

Eğer araba kiralanırsa, 1 günde rahatlıkla her yer yeri gezbilirsiniz adada. Adada mutlaka görülmesi gereken yerleşimler: Kokkari pythagoras samos

Tekne ile Samos'un merkezine ulaştıktan sonra benim önerim vakit kaybetmeden, Kokkari' ye gidilmesi, Yunanistan denilince akla gelen bembeyaz evler, mavi boyalı pencere ve panjurların en sevimli örneklerini burda görebilirsiniz.. el işi satan küçük dükkanları, rengarenk sandalyeli cafeleri gezerken, Kokkari'nin daracık ara sokaklarında kaybolmamanız olanaksız..Ama o turkuaz rengi deniz aralardan size göz kırpıp yol gösteriyor, yol göstermekle de kalmıyor, sizi davet ediyor..Bu davete hayır demek mümkün değil tabii, bu yüzden hazırlıklı gidip mayolarınızı içinize giymeniz en iyisi, çünkü soyunma kabini yok sahilde, cafelerin tuvaletleri kullanılıyor, duş şezlong, şemsiye için de 5 euro alıyorlar..

Araba kiralanırsa, denizden sonra, hemen pythagoras' a hareket etmenizi öneriririm,
Biz araba kiralamadığımız için, dönüş saatine yetişemeyiz diye, pythagoras' a gitmeye cesaret edemedik, bu nedenle pythagoras hakkında sadece teorik bilgiler verbileceğim, ancak Kokkari dönüşü bindiğimiz taksi şöförü ( kokkari-samos taksi : 10 euro, otobüs 1.40 euro - 15 dk. sürüyor Pazar günleri çok sık otobüs bulunmuyor) pythagoras'ın da en az Kokkari kadar güsel bir yer olduğunu söyledi, Samos' un merkezinde yapacak pek bir şey bulamayacağımı da ekledi ve haklı çıktı, Pazar günü olması nedeniyle her yer kapalıydı ve açık olan dükkanlar da tamamen turistik eşyalar satan mağazalardı, fakat turistik bi yer olmasından dolayı tüm yunanistanın aksine pythagoras' ta tüm mağazalar açıkmış..
Pythagoras, antik kalıntıların oldugu daha da önemlisi a²+ b² = c² teoremini bulan Pisagor'un memleketiymiş, ben gitmeden önce araştırma yaparken Pisagorun hayatını okudum çok enteresan bir hikaye zaman bulursanız bir göz atın derim, bir de Samos' un her yerinde sarmısak dövdüğümüz havana benzer bir bardak görebilirsiniz, bu bardğı Pisagor herkese eşit miktarda şarap dağıtılması için icat etmiş, bardağın içindeki çizgiyi aştığınızda içindeki sıvı dökülüyor :))

Yunanlıların siestaları bitmeden, Samos'un merkezine dönüp tekneye biniyoruz, 1.5 saat sonunda yine Kuşadasındayız, burda hayat capcanlı, sokaklar kalabalık, herkes 24 saat uyanık,
insan düşünmeden edemiyor karşı karşıya bakan ve bu kadar benzeyen iki milletin, bu farkı nerden kaynaklanıyor diye, acaba bu telaş kimden miras kaldı bize?? hala dur durak bilmeden çalışıyoruz, ama neyse ki azıcık da olsa haftasonlarımız var, İzmir gibi de güzel şehirlerimiz var yaşamayı, eğlenmeyi bilen :))

10 Temmuz 2009 Cuma

nicosia,kyrenia

Güzel oldu haftanın ortasında tatlı sarı sıcak bir mola
Ekinin yokluğunda renk oldu
yazın sıcağında daha beter oldu:(
Komik oldu kimi zaman
iyi oldu, bilinmeyenler öğrenildi, yapılmayacaklar tecrübe edildi, yapılacaklar listelendi:)yorucu oldu, eiritici oldu, buharlaştırıcı oldu
Amaaa yine de çok güzel oldu...

7 Temmuz 2009 Salı

ekinden flashdisk var:)

Geçen sene çocuklar buradayken çektiğim ve bloga koyduğum fotoğraflardan dolayı o kadar söylendim ve kuzuyu o kadar özledim ki, Barıncım bana bi flashdisk yolladı sonunda.
Çok teşekkür ederim:) İlaç gibi geldi bunlar bana
O kadar özlemişim ki herkesi, o kadar canlılardı ki..
Sizlerle de paylaşmalıyım dedim

3 Temmuz 2009 Cuma

yaşamımmma yaz geldi

Sanırım değişiklik yapmak beni spor yapmak gibi, tatile çıkmak gibi, kafa dağıtmak gibi rahatlatıyor, mutlu ediyor.
Bir süredir değişemedim ya, en iyisi sayfamı değiştireyim dedim. Yaz gecesi sıcaklığının getirdiği uykusuzlukla açtım blogumu, büründürdüm yaz renklerine.
Aslında bu kadar iddialı ve karıştırarak renk kullanmak hiç adetim değildir, düşünün yani ne kadar sıkılmışım.
Bugün kızımdan ayrılışımın 13. günü. O kadar özledim ki onu, dokunamamak, sarılamamak, koklayamamak beni mahvediyor. Ama mutlu olduğunu biliyorum, buradayken eğlenemeyeceği kadar eğlendiğini biliyorum, kuzenleriyle, teyzeleriyle ve annanesiyle olmanın onu ne kadar sevindirdiğini biliyorum ve katlanıyorum.:)
Önceki akşam beni arayıp çok özlediğini, fotoğraflarıma bakıp bakıp ağladığını söyledi! Yani birazcık zayıf annelerden olsam oturur hüngür hüngür ağlardım, fakat biliyorum ki onda hiç fotoğrafım yok:) Ne komik bir kız, bu kadar duygu sömürülür yani! Yine de boğazıma bir yumru oturmadı değil:( Çiçeğim benim ben de deliler gibi özledim seni, ve gerçekten fotoğraflarına bakıp bakıp seviyorum seni.
Dün de süper mutlu bir sesle yüzmeyi öğrendiğini söyledi. Eskiden biz de anneme bazı konularda kök söktürüdük fakat kalabalık bir ortama girdik mi daha önce yapmadığımız herşeyi yapmak için yarışırdık. Yemek yemek gibi..
Ekin de aynen öyle oldu, bütün çocuklar gibi aslında.
Evde 1 saatte yemeğini zor bitiren çocuk sofrada söylenmeden yedği gibi, yemekten yarım saat sonra kurtlar gibi acıkıyormuş! Hatta geçen gün sofradan kalkıp hazırlanıp denize giderken kapıda durmuş ve 'bana yiyecek bişeyler gerek' diye söylenmiş:) Aynı şekilde yüzme konusunda görünüşünün tam tersi görüntü sergileyip korkak davranan çocuk orda kuzen rekabetinden yüzmeyi öğrenmiş:)
Güzel şey şu kuzenlik, teyzelik, kardeşlik...
Çocuğu olması insanın doğasını nasıl değiştiriyor, mutluluğum da ona endeksli, üzüntülerim de... Hiçbir zaman kendimi çok kaptırdığım söylenemez çocuğuma ama inanılmaz bir duygu gerçekten de. Çok derinden, çok başka onun sesinin tınısındaki sevincin bile verdiği haz.
Çok seviyorum seni bebeğim, çok.
Ve her zaman söylediğim, yine tekrarlayacağim gibi, iyi ki varsınız; annem, Adin, Yezdan ve tabi Harika.
Çok isterdim Ekinin de sizin gibi kardeşleri olmasını
Neyse ki onun da kuzenleri var.
Ço duygusal oldum di mi? Neyse olur arada böyle şeyler:) Özlemden sanırım.......
Ve canım annem, iyi ki doğdun, iyi ki doğurdun.
Çok mutlu, uzun, sağlıklı, bizimle yaşa. Üzülme hiç, mutsuz olma, sağlığını kaybetme, dilediğin herşey seninle olsun. İyi ki senin kızın olmuşum.Seni seviyorummm