28 Ekim 2008 Salı
2 Ekim 2008 Perşembe
AGORA - İzmir
Agora İzmirin Bayraklı Tepekuleden sonraki ikinci yerleşim merkezi.
Doğu seferinden döneren İzmire gelen Roma imparatorunun rüyasında buraya bir şehir kurması söylendikten ve daha önce de bahsettiğim Clarostaki kahinlerin de bunu doğrulamasından sonra İzmir kenti buraya kuruluyor.
O zamanlarki adıyla Smyrna olan kentin 2 agorası olduğu biliniyor liman kenti olduğu için. Biri şu an Agora diye bilinen idari agora, diğeri de daha aşapı tarafta limana yakın olduğu düşünülen ticari agora.
Bazilikanın çok ciddi bir kesimi ortaya çıkarılmış. Bodrum kat doğu ve kuzey bölümlerinde tamamen açığa çıkarılmış, diğer taraflar için çalışmalar devam ediyor.
Daha önceden Agorayı gezmeyi çok istemiş fakat yerinin biraz kötü olmasından dolayı kendi başıma gidememiştim. Mimarlar odasının seminer kapsamına girince fırsatı hiç kaçırmadım ve mükemmel bir geziye ve anlatıma katılma şansım oldu. Arkeolojik kazıyı yürüten ekibin başkanı gezdirdi bizi ve çok detaylı, çok güzel bilgilendirdi. Çok hoşuma gitti.
Kazı ekibi uzun süredir çalışmaları devam ettiriyormuş ve çok çok uzun süren, zahmetli bir iş olduğundan daha uzun süreler de devam edecek.
Buradaki en dikkate değer bulgu binlerce yıl öncesine ait kanalizasyon sistemi. İzmirin yağmurlu ve eğimli bir kent olması bu çözümü gerektirmiş tabi ama çok güzel, kullanım zamanı içinde gelişen bir sistem uygulamışlar.
İkinci önemli bulgu da duvar yazıları-grafittiler. Şu anda özel sıvılarla tek tek temizlenen duvarlar yakında ziyarete açılacak sanırım.
Zavallı güzel İzmiri zaman içinde mahveden insanımız bu güzelliği de kocaman çirkin bir katlı otopark yapısıyla bozmayı da başarmış malesef...






Doğu seferinden döneren İzmire gelen Roma imparatorunun rüyasında buraya bir şehir kurması söylendikten ve daha önce de bahsettiğim Clarostaki kahinlerin de bunu doğrulamasından sonra İzmir kenti buraya kuruluyor.
O zamanlarki adıyla Smyrna olan kentin 2 agorası olduğu biliniyor liman kenti olduğu için. Biri şu an Agora diye bilinen idari agora, diğeri de daha aşapı tarafta limana yakın olduğu düşünülen ticari agora.
Bazilikanın çok ciddi bir kesimi ortaya çıkarılmış. Bodrum kat doğu ve kuzey bölümlerinde tamamen açığa çıkarılmış, diğer taraflar için çalışmalar devam ediyor.
Daha önceden Agorayı gezmeyi çok istemiş fakat yerinin biraz kötü olmasından dolayı kendi başıma gidememiştim. Mimarlar odasının seminer kapsamına girince fırsatı hiç kaçırmadım ve mükemmel bir geziye ve anlatıma katılma şansım oldu. Arkeolojik kazıyı yürüten ekibin başkanı gezdirdi bizi ve çok detaylı, çok güzel bilgilendirdi. Çok hoşuma gitti.
Kazı ekibi uzun süredir çalışmaları devam ettiriyormuş ve çok çok uzun süren, zahmetli bir iş olduğundan daha uzun süreler de devam edecek.
Buradaki en dikkate değer bulgu binlerce yıl öncesine ait kanalizasyon sistemi. İzmirin yağmurlu ve eğimli bir kent olması bu çözümü gerektirmiş tabi ama çok güzel, kullanım zamanı içinde gelişen bir sistem uygulamışlar.
İkinci önemli bulgu da duvar yazıları-grafittiler. Şu anda özel sıvılarla tek tek temizlenen duvarlar yakında ziyarete açılacak sanırım.
Zavallı güzel İzmiri zaman içinde mahveden insanımız bu güzelliği de kocaman çirkin bir katlı otopark yapısıyla bozmayı da başarmış malesef...
20 Eylül 2008 Cumartesi
İzmir yollarında-Dumlupınar şehitliği
Balkan Savaşı çıktığında küçük Mehmet 8 yaşındadır ve babası savaşa gitmiştir. Baba Balkan Savaşları sonrasında Birinci Dünya Savaşına ve arkasından Kurtuluş Savaşına katılır. Aradan 11 yıl geçmiş ve küçük Mehmet 19 yaşına gelmiştir. Küçük Mehmet de Kurtuluş Savaşına katılır.11 yıl birbirlerini görmeyen baba oğul Dumlupınar'da karşılaşırlar. Baba burada şehit düşer. Oğul Mehmet de 9 Eylül 1922 de İzmir'in girişinde şehit olur.Dumluğınardaki şehitlik işte bu baba ve oğulun anısına dikilmiştir.
Hikayesi böyle gittiğimiz şehitliğin; aslında Ankara İzmir yolunda bir çok yer var savaşla ilgili görülebilecek, ancak yola en yakın olan buydu.
Bir gün sadece şehitlikleri, cepheleri, siperleri, abideleri, kısacası savaşın yaşandığı yerleri tek tek gezmek isterdim. Kızımla birlikte gezip ona hikayeleri yerinde anlatmak, bedavaya satılan bu toprakların nasıl zorluklarla korunduğunu görerek öğrenmesini isterdim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)